Parfüm notaları, bir kokuyu sıktığınız anda değil, gün boyunca yaşadığınız her anda kendini hissettirir. İlk temas anında burnunuza gelen o taze etki, birkaç dakika sonra yumuşar, sakinleşir ve teninizle uyumlanmaya başlar. Zaman ilerledikçe parfüm notaları derinleşir, koku artık yalnızca duyulan bir şey olmaktan çıkar, hissedilen bir hâle dönüşür. Öğle saatlerinde fark etmeden sizi sarar, akşam olduğunda ise tende kalan o sıcak iz kendini hatırlatır.
Koku sabit kalmaz, parfüm notaları saatler geçtikçe teninizde başka bir hâle bürünür. İlk anki canlılık yerini daha sakin, daha tanıdık bir hisse bırakır. Gün ilerledikçe parfüm artık sadece kokmaz, teninizle birlikte hareket eder. Adımlarınız, duruşunuz, günün temposu kokunun tonunu yavaş yavaş değiştirir. Bu yüzden aynı parfüm herkeste farklı bir iz bırakır, çünkü koku, her seferinde sizi takip ederek size ait bir karakter kazanır.
Erkek ve kadın parfüm dünyasında bir koku tek bir anda sabit kalmaz. Parfümü sıktığınız ilk anda hissedilen etki zamanla değişir, notalar yavaş yavaş açılır, koku yumuşar, derinleşir ve teninizle uyum yakalar. Böylece parfüm, ilk hissin ötesine geçerek gün boyunca farklı duygular uyandırır.
Parfümde nota, kokunun zaman içinde katman katman kendini göstermesini ifade eder. İlk anda dikkat çekici olan koku, ilerleyen saatlerde daha dengeli ve karakterli bir hâl alır. Bu sayede ister kadın ister erkek parfümü olsun, her koku gün içinde farklı bir ruh hâliyle algılanır. Parfüm notaları, kokunun yalnızca ne olduğunu değil, zaman içinde nasıl bir etki bıraktığını da belirler.
Parfüm notaları üçe ayrılır. Bir koku tende kendini tek seferde göstermez; zamanla açılır, değişir ve derinleşir. Bu yolculuk, ilk anda hissedilen üst (tepe) nota, kokunun gerçek yüzünü ortaya çıkaran orta (kalp) nota ve saatler sonra tende kalan alt (baz–temel) nota ile tamamlanır.
İlk temas anında koku kendini net biçimde hissettirir, zaman geçtikçe daha dengeli ve oturmuş bir hâl alır. Bu değişim, çoğu zaman edt ile edp farkı kadar, parfüm notalarının hangi sırayla ve nasıl açıldığıyla ilişkilidir. Koku tek bir ana sabitlenmez, zaman içinde katman katman gelişir ve tende kalıcı bir iz bırakır.
Parfüm sıkıldığı anda burna ulaşan ilk koku katmanı üst notalardır. Üst notalar, parfümün kendini tanıttığı kısa ama etkili bir başlangıcı temsil eder ve ilk 10–15 dakika boyunca hissedilir. Koku bu aşamada daha parlak, ferah ve canlı bir etki bırakır.
Üst notalarda narenciye kabukları, taze meyvemsi dokular ve aromatik bitkiler ön plandadır. Bergamot, limon, mandalina gibi turunçgiller ile nane ve lavanta gibi ferahlatıcı notalar başlangıçta net biçimde algılanır. Ancak bu ferahlık uzun süre devam etmez, kısa bir süre sonra yumuşayarak yerini daha dengeli ve oturmuş bir koku yapısına bırakır.
Üst notaların etkisi azaldıktan sonra, yaklaşık 20–30 dakika içinde orta notalar kendini göstermeye başlar. Orta notalarda, parfümün asıl kimliği ortaya çıkar ve koku daha yumuşak, daha dengeli ve net bir yapı kazanır. Orta notalar ortalama 1 saat boyunca hissedilir ve parfümün karakterini belirleyen temel katmanı oluşturur.
Gül, yasemin ve portakal çiçeği gibi çiçeksi notalar bu evrede öne çıkarken, tarçın ve kakule gibi baharatlı dokular kokuya derinlik ve karakter kazandırır. Parfümün gerçekten beğenilip beğenilmeyeceği ise çoğu zaman bu aşamada netleşir.
Zaman ilerledikçe parfüm tende iyice yerleşir ve yaklaşık 3–4 saat sonra alt notalar belirginleşmeye başlamaktadır. Alt notalar 6–8 saat, yoğun formüllerde ise daha uzun süre etkisini korur ve kokunun en derin ve en kalıcı bölümünü oluşturur. Sandal ağacı, sedir ağacı, misk, amber, vanilya ve paçuli gibi sıcak ve yoğun notalar bu evrede öne çıkarak kokuya karakteristik bir iz kazandırır. Parfümün saatler sonra bile hissedilen imza kokusu, alt notaların yapısıyla belirginleşir.
Parfüm, yalnızca bir koku değildir, tenle buluştuğunda bir ruh hâline dönüşür. Havanın sıcaklığı, cildin ısısı ve ortamın ağırlığı değiştikçe parfüm de başka bir yüzünü gösterir. Aynı koku, farklı zamanlarda bambaşka bir etki bırakabilir. Bu nedenle mevsime göre parfüm notalarını seçmek, kokunuzun etkisini ve kalıcılığını maksimuma taşımaktadır.
İlkbahar ve yaz aylarında parfümler ten üzerinde daha hızlı hissedilir, koku ağırlaşmadan açılır ve ferah bir etki bırakır. Bu sebeple ilkbahar ve yaz aylarında canlı, taze ve rahat yapılı parfümler tercih edilir. Bergamot, limon, mandalina ve greyfurt gibi narenciye notaları ile yasemin, portakal çiçeği, frezya ve gül gibi çiçeksi notalar ilkbahar ve yaz parfümlerinin vazgeçilmezleri arasındadır.
Nane ve lavanta gibi aromatik notalar da bu ferah etkiyi destekler. Günlük kullanımda hafif ve dengeli bir iz sunan bu parfümler, akşam saatlerinde ise sandal ağacı, sedir ve vanilya gibi yumuşak dip notalarla daha kalıcı ve derin bir karakter kazanabilir.
Sonbahar ve kış aylarında hava soğudukça parfüm notaları tende daha yavaş hissedilir. Daha sıcak, daha yoğun ve daha derin yapılı kokular tercih edilmelidir.
Sonbahar ve kış aylarında sandal ağacı, sedir ağacı ve vetiver gibi odunsu parfüm notaları tercih edilir. Bunun yanında tarçın, kakule ve karanfil gibi baharatlı notalar ile amber, misk ve vanilya gibi dip parfüm notaları da bu dönemde sıkça tercih edilen kokular arasında yer alır.
Amber, misk ve vanilya ise kokunun tende kalan son fısıltısıdır. Parfüm, saatler geçse bile tamamen kaybolmaz. Tene sinmiş, yumuşak ama hissedilen bir iz bırakır.